Hovarda Müdür! (1)
Selamlar, ben Emel, 26 yaşındayım ve yeni evliyim, henüz çocuğum yok. Evlenince kocamla aynı kamu kurumunda çalışmaya başladım. İşyerindeki kadınlar hep bizim birimin müdüründen bahsediyordu. Bizim birimin müdürü Erdal bey 1.90 boylarında, iri yapılı ve yakışıklı birisidir. Adam evli ve 2 çocuk babasıydı, ama anlatılanlara göre çok çapkın birisiymiş. Tabii (Bizi sikti!) diye anlatmıyorlardı, ama, "Müdür çok hovarda!" , Adam seks hastası!" falan diyorlardı. Bu da benim çok ilgimi çekiyordu, çünkü kocam sekste tam bir hayal kırıklığı idi, her seferinde ben daha orgazm olmadan boşalıyordu...
Kurumun dışarı görevi olduğunda kocam aynı zamanda Erdal beyin şöförlüğünü de yapıyordu. Kocamın anlattığına göre, bir keresinde Erdal bey ve bayan şefimiz Gülsüm hanımla birlikte dışarı görevine çıkmışlar. Onlar arabanın arka koltuğuna oturmuşlar. Piknik alanı yakınından geçerlerken Erdal bey kocamdan arabayı ıssız bir yere park etmesini ve dışarıda yarım saat dolaşıp gelmesini istemiş. Kocam park edip arabadan inmiş. Oradan biraz uzaklaşıp çalılıkların arkasına saklanmış ve Erdal beyin Gülsüm hanımı arabanın içinde siktiğine bizzat şahit olmuş. Kocam, "Bizim müdürde nasıl bir yarak varsa artık, Gülsüm hanım yerken öküz gibi bağırıyordu!" deyince, ben Erdal beyin yarağını iyiden iyiye merak eder olmuştum...
Kiradan kurtulup krediyle satın aldığımız yeni evimize taşınınca, Erdal bey, karısı ve çocukları ile birlikte hayırlı olsun ziyaretine geldiler. Akşamdan gece yarısına kadar uzun uzun sohbet ettik. Daha sonra ailece birbirimize gidip gelmeye başladık. Erdal beyin bana çapkın bakışları resmen içimi eritiyordu. Kocamın altına yattığımda bile Erdal beyin beni siktiğini hayal ediyordum. Hemen hemen her 2-3 günde ya onların evinde ya bizim evde buluşup okey oynuyorduk. İlk kez okey oynadığımızda kim kimle ortak olacak diye taş çekmiştik, Erdal beyle ben, karısıyla da kocam ortak oldu. Ondan sonra her okey oynayışımızda aynı düzende devam ettik...
Erdal beyin bana ilk teması, karşılıklı okey oynarken masanın altından ayaklarıma ayağı ile dokunması ile başladı. Ben ses çıkarmayınca ayağı ile yavaş yavaş bacaklarımı okşar oldu. Hem çok heyecanlanıyordum, hem de karısı veya kocam durumu anlayacak diye korkuyordum. Bir akşam yine okey oynarken ilk parti bitmiş, ben çayları tazelemek için mutfağa gitmiştim. Erdal bey de lavaboya gitme bahanesi ile mutfağa geldi. Bana arkadan sarıldı, önünü arkama dayadı. O gün üzerimde etek vardı, eteğimi kaldırıp amımı okşarken boynuma öpücükler konduruyordu. Heyecandan ve korkudan ölebilirdim. "Erdal yapma, bir gören olacak!" diyordum, ama o durmuyor amımı okşamaya devam ediyordu. Külotumun ıslandığını fark edince, "Birlikte evden çıkalım mı?" dedi. "Nasıl olacak?" dedim. "Ben ayarlarım merak etme!" deyip mutfaktan çıktı. Ben de çayları alarak salona gittim.
Erdal, "Bedavaya oyun oynuyoruz, hadi tatlı ve dondurmasına oynayalım. Yenilen hemen alsın gelsin. Var mısınız?" dedi. Kocam hemen, "Olur, ben varım!" dedi. Erdal'ın karısı da, "Tamam!" deyince başladık oynamaya. Sonuçta Erdal'ın gayretiyle biz bilerek yenildik. Kocam dalga geçerek, "Hadi dondurmayı ve tatlıyı alın gelin!" diye ısrar etmeye başladı. Zavallı kocam farkında olmadan benim sikilmem için uğraşıyordu. Erdal tam profesyonel hovardaydı, "Yaa şimdi kim gidecek..." falan diyor, kocam ise, "Yenildiniz işte, gidin alın!" diye ısrar ediyordu. Erdal sonunda, "Tamam, hadi gidip alalım Emel, değilse bunların dilinden kurtulamayacağız!" dedi.
Erdal ile birlikte evden çıkıp arabasına bindik. Evimize yakın bir ağaçlık bir alan vardı, oraya çekip park etti arabayı. Telefonla tanıdığı bir pastaneyi aradı, dondurma ve tatlı siparişlerini verdi, paket yapmalarını, hazır olunca mesaj atmalarını söyledi. Telefonu kapatır kapatmaz dudaklarıma yumuldu. Deli gibi öpüşürken bir eliyle amımı, diğer eliyle de memelerimi okşuyordu. "Fazla vaktimiz yok!" dedi ve arka koltuğa geçtik. Zaten üzerimde bir tişört altımda da etek vardı. Eteği yukarı topladı, külotumu çıkardı, sütyenimi de aşağı alarak memelerimi ortaya çıkardı. Memelerimi somuruyor, amıma da parmaklarını sokuyordu. Sonra beni koltuğa uzatarak bir bacağımı ön koltuğun başlığına koydu, diğer bacağımı da arka koltuğun üstüne koydu ve amımı yalamaya başladı. Bu beni daha da azdırmıştı, "Hadi sik artık!" diye inliyordum...
Sonra kemerini çözdü, pantolunu indirip bacak arama yanaştı. Sırtüstü yattığım için o çok merak ettiğim yarağını görememiştim, ama yarağının başını amıma dayadığında büyük olduğunu anladım. Vazgeçmek için artık çok geçti. Yarağının başını soktuğunda amım yarıldı sandım, gözlerim karardı, soluğum kesildi. Yarağını amıma bastırdıkça ben iki elimle Erdal'ı üzerimden ittirmeye çalışıyordum, ama nafile. "Lütfen Erdal, yavaş!" dediğimde, "İşyerinde sikmediğim kadın kalmadı, bu yarağı yiyen vazgeçemiyor, şimdi keyfini çıkar!" deyip köklediği gibi sikmeye başladı. Bas bas bağırıyordum, ama Erdal durmuyor, aksine sert sert pompalıyor, taşakları götüme çarpıyordu. "Seni ilk gördüğümde azdırdın beni orospu. Pısırık kocan senin hakkını veremiyordur, seni yarağa doyuracağım, benim orospum olacaksın, fahişem olacaksın artık!" diyordu sikerken...
Pastaneden paketin hazır olduğuna dair mesaj gelene kadar sikti. Sonra amıma öyle bir boşaldı ki anlatamam. O boşalırken ben de orgazm oldum. Dudaklarıma yapıştı, dudaklarımı somura somura öperken, yarağı içimde bir müddet öylece kaldık. Sonra yarağını amımdan çıkarıp doğruldu. Ben de doğrulup yarağına baktım. Böyle yarağı ancak pørnø filmlerde görmüştüm. Yarağını tuttum, yarı sertti, ama halen kocamandı. Erdal, "Kedinin ciğere baktığı gibi bakma, yala hadi!" deyince eğilip ağzıma aldım, iyice somurup temizledim. Sonra külotumu giydim ve toparlandık. Acele ederek pastaneden paketi alıp eve döndük.
Evde tatlıyı ve dondurmayı yedik. Gece yarısı olmuştu, Erdal ve karısını uğurladıktan sonra ortalığı toparlayıp kocamla yatağa girdik. Bedava tatlı ve dondurmadan dolayı kocamın keyfi yerindeydi. Siki de kalkmıştı ve sikişmek istiyordu. Aslında hiç sikişecek halde değildim, hem amımda halen Erdal'in dölleri vardı ve kocam amıma girdiğinde bunu anlayabilirdi. Bazen ısrarlarına dayanamayıp kocama götten de veriyordum. "Bu gece götten istiyorum aşkım!" deyip arkamı döndüm. Kocamın canına minnet, normalde kendisi yalvarır beni götten sikmek için. Hemen soktu sikini götüme ve sikmeye başladı. Herzamanki gibi de çok çabuk boşaldı. O gece amımı Erdal, götümü de kocam döllemişti...
Ertesi gün işyerinde dosyaları imzalatmak için Erdal'ın odasına girdim. Dosyaları masasına koyduğumda, Erdal, "Emel dün gece harikaydı, sana doyamadım!" dedi. "Ben de sana doymadım, ama dikkat etmemiz lazım, kocam durumu anlamasın!" dedim. Erdal, "Tamam, dikkatli oluruz! Seni şu an çok arzuluyorum, istersen ortam yaratıp sevişelim mi?" dedi. "Nasıl olacak?" dedim. "Sen kocana git, izin aldığını ve çarşıya gideceğini söyleyip çık. Ben de çıkacağım, bir tanıdığımın garsoniyer evi var, bende de anahtarı var, oraya gideriz!" dedi. "Tamam!" dedim ve odasından ayrıldım. Kocamın yanına varıp, "Aşkım, ben müdür beyden izin aldım, alışverişe çıkacağım!" dedim ve çıktım. Yürüyerek işyerinden biraz uzaklaştım, Erdal arabası ile geldi ve beni aldı. Sonra dediği garsoniyere gittik. Burası büyük bir site içerisinde 5. katta bir daire idi.
Anahtarla kapıyı açıp içeri girdiğimizde bir odadan sesler geliyordu. Biraz sessiz kalıp dinledik. Birileri yan odada sikişiyordu, ahh, ohh diye sesler geliyordu. Kime ait olduğunu bilmediğim ve içeride kimin kiminle sikiştiğini bilmediğim bir evdeydim. Biraz tedirgin olmuştum, "Korkuyorum Erdal, hadi gidelim!" dedim. Erdal, "Korkulacak birşey yok aşkım, burası bir garsiyoner, arkadaş kadın atmştır eve, hadi biz de şu odaya girelim!" dedi ve girdik, kapıyı kapadık. Yatağın büyüklüğü dikkatimi çekti, benim yatakodamdaki yataktan daha büyüktü.
Erdal dudaklarıma yumuldu, dudaklarımı somuruyordu. Bense halen tedirgindim. Ama Erdal'ın ateşli öpüşmesine daha fazla kayıtsız kalamadım ve karşılık vermeye başladım. Erdal beni hem öpüyor hem de soymaya çalışıyordu. Pantolonumu, bluzumu, sütyenimi ve külotumu bir çırpıda çıkardı. Ayakta beni resmen yiyordu. Memelerimi somuruyor, ufak ufak dişliyor, elleri de boş durmuyor, amımı götümü okşuyor, parmaklıyordu. Ben de onun kemerini çözüp pantolonunu ayaklarına indirdim. Boxerin içine elimi sokup yarağını avuçladım, taş gibi sertti. Boxeri aşağı indirince yarağı bir yay gibi göbeğine çarptı. Beklemeden ağzıma aldım. Yarağının başını dondurma yalar gibi yalıyor ve Erdal'ı çıldırtıyordum.
Erdal daha fazla dayanamadı, beni kucakladığı gibi yatağa yatırdı. Kendi üzerinde ne varsa soyundu ve beni yatağın kenarına çekti. Bacaklarımı tutarak yana doğru açtı, amım tabak gibi ortaya çıktı. Bacağımın birisini omzuna aldı, diğer bacağımı da eli ile ayırmaya devam etti. Bir eli ile yarağını amıma yerleştirdi. Yarağın başı amıma girerken yine zorlandım. Yarak amıma kaymaya devam ederken amım iyice gerildi. Acı ile zevk arası bir duygu içerisindeyim, derin derin nefes alıyor, kendimi kasmamaya çalışıyordum. Erdal bir anda sert bir şekilde kökleyince, "Ahhh!" diye bağırdım, amım yırtıldı sandım. Erdal sert sert sokup çıkarıp aniden köklüyor, bense bas bas bağırıyordum. Erdal durmadan yorulmadan köklerken, "Yavaş lütfen, yırtıldım, amımı parçaladın!" diye söyleniyordum. Erdal, "Dün gece arabada dar alanda sağlam sikemedim seni, şimdi affetmem, bu açılmamış amcığı yarağa doyuracağım orospum!" diyerek dudaklarıma yapıştı. Hem dudaklarımı somuruyor, hemde seri şekilde yarağını amıma köklüyordu. Ben diğer odadakileri falan unutmuştum, bas bas bağırıyor, orgazm üstüne orgazm olurken de zevkle inliyordum. Böyle bir zevk tatmamıştım daha önce...
15-20 dakika beni inlete inlete siktikten sonra Erdal bir anda hızlandı ve amımdan bir anda çekip eliyle yarağını tutup ağzıma yaklaştırdı. Ağzıma yarağının başını almamla böğüre böğüre boşalmaya başladı. Ben döllerini yutmaya çalışıyordum, ama öyle yoğun boşalıyordu ki, ağzımın kenarından dölleri taşıyordu. O esnada odamızın kapısı açıldı, tanımadığım çırılçıplak bir adam, "Oooo, Erdal şampanyayı patlatmış Emel'e içiriyor!" dedi. Ben telaşla Erdal'ın yarağını ağzımdan çıkarıp nevresimi üzerime çektim. Benim şaşkınlığım geçmeden, benimle aynı yerde çalışan Esma da çırılçıplak odaya girdi. (Sonradan öğrendim, az önce Esma'nın yan odada sikiştiği adam da diğer şubenin müdürü Cevat imiş). Ben Erdal'la sikiştiğimi kimse bilmesin derken onlara suç üstü yakalanmıştım. Esma da evli ve çocuklu bir kadındı. Erdal'ın hovarda olduğunu bana anlatan kadınlardan biriydi ve üstelik işyerinde kocamın yan masasında oturuyordu.
Ben telaştan ne yapacağımı bilmezken, Erdal hiç istifini bozmadan yarağını sallayarak, "Esma, özledin mi bunu?" dedi. Esma da, "O yarak özlenmez mi, tabii özledim!" diyerek geldi ve Erdal'ın yarağını tutup ağzına aldı, başladı yalamaya. Bense nevresimi boğazıma kadar çekmiş olanları izliyordum ve utanç içerisindeydim. Esma Erdal'ın yarağını yalarken Cevat da benim yanıma geldi. Ne yapacağımı şaşırmıştım ve birşey de diyemiyordum. Cevat baş ucuma dikilerek nevresimi üzerimden çekti ve amımı okşamaya başladı. Amımı okşarken de eğilip memelerimi somurmaya başladı. Anlaşılan farkında olmadan ortama düşmüştüm. Olayın akışına kendimi bırakmaktan başka yapacak bir şeyim yoktu. Cevat bir süre amımı okşayıp memelerimi emdikten sonra doğrulup yarağını ağzıma uzattı. Erdal'ın yarağının yarısı kadar bir şeydi. Aldım ağzıma ve yalamaya başladım. Yalarken de bir yandan da Erdal ile Esma'ya bakıyordum. Erdal Esma'yı domaltıp inlete inlete sikmeye başlamıştı bile. Adam yorulmak nedir bilmiyordu, sanki biraz önce beni hayvanca siken kendisi değilmiş gibi halen enerji doluydu...
